MUTLU AİLE = MUTLU ÇOCUK
Anne-babalar, bir çocuğa sahip olmanın heyecanını, onu yetiştirirken de yaşadıklarında,çocuğa bağlı olarak yaşadıkları zorlukları minik oyunlar olarak gördüklerinde, “mutlu aile”olmanın keyfini yaşama şanslarını arttırmış olurlar.
Çeşitli gerekçelere bağlı olarak aile ortamlarında huzursuzluk ve gerginlikleri yaşamak her aile için olası bir durumdur. Kaldı ki, huzursuzluk ve gerginliği yaşamak açısından, sosyal, kültürel, ekonomik, psikolojik vb. yeterince çok sayıda gerekçe vardır. Başarılı aileler, koşullar ne olursa olsun, aile ortamlarında ellerinden geldiğince huzur ve mutluluğu korumaya ve avuçlarının içinde tutmaya çalışmalıdırlar.
Aile ortamındaki olumlu ya da olumsuz enerji, çocuğun istese de istemese de kişilik hücrelerine yerleşmektedir. Bu nedenle, anne babalar, kişisel dünyalarındaki enerji trafiğini yönetirken, çocuğun kaldıramayacağı kazalar yapmamalıdır. Çocuğa dönük yüzleri, çoğu zaman sevgi dolu, içtenlikli ve coşkulu olmalıdır.
- Ana baba, çocuklarını eğitirken gelişim evrelerini iyi bilmeli onları iyi tanıyarak işe başlamalıdırlar.
- Çocuklarının ilgi ve yetenekleri doğrultusunda yönlendirmelidir, Bu konuda kendi tutku ve arzularına göre değerlendirme yapmalıdırlar.
- Her çocuğun farklı olduğu ve kişisel hakları bulunduğu kabul edilmelidir.
- Anne baba davranışlarında dengeli, tutarlı ve kararlı olmalıdır Görüş birliğinde olan tutarlı ebeveynlerin açık bir şekilde belirlenmiş süreklilik gösteren kuralları ve sınırları vardır. Tatlılıkla kararlı durmanın, öfke ve sertlikten daima daha iyi sonuçlar verdiği göz önünde bulundurulmalıdır.
- Ailede bir güven ortamı oluşmalı, bireyler birbirine güven duymalıdır.
- Çocuklar ebeveynleri taklit ettiklerinden dolayı anne babalar istenen davranış normlarını geliştirmelidir.
- Çocuklarımıza karşı olan sevgimizin açıkça ve sık sık dile getirilmesi önemlidir. Çocuklarımız’, hayran olduğumuz ve beğendiğimiz niteliklerini belirterek sevmemiz daha etkili olacaktır. Onları koşulsuz sevdiğimizi açıklamalı; onların hayatımızdaki olumlu etkilerini yine onlarla paylaşmalıyız.
- Anne babalar birbirlerini sevdiklerini her fırsatta ifade etmeli, bunu çocuğun yanında göstermelidirler.
- Yapılan araştırmalar özellikle ilk beş yaşta olmak üzere çocukların gelişimi üzerine anne babaların duygusal paylaşıma dayalı vakit ayırmasının çok önemli olduğunu göstermektedir. Özellikle bu yılların çocuğun merkezi sinir sistemi gelişimine çok olumlu katkısı olduğu belirtilmektedir. Ayrıca çocuğunuz ile geçirdiğiniz vakit onların özgüven gelişimi açısından çok önemlidir. Çünkü çocuklarınızla yaşadığınız kaliteli zaman çocuklarınıza verdiğiniz değeri göstermektedir. Her yaş gurubuna göre hem anne hem baba olarak ayıracağınız zaman çocuğunuzun mutluluğunu sağlayacak ve onun duygusal gelişimine katkıda bulunacaktır.
- Çocukların gelişiminde disiplin de çok önemli bir yere sahiptir. Disiplinin amacı, çocuğa davranışlarını düzenlemesini sağlayarak kendi davranışlarını yönetme becerisi kazandırmak olmalıdır. Anne ve babalar çocuklarının olumlu davranışlarını desteklemeli, olumsuz davranışlarını ise gidermeye çalışmalıdırlar. Bunu yaparken çocuğun gelişim dönemi göz önünde bulundurulmalıdır Çocuğa sevgiden yoksun olmayan bir özgürlük ortamı tanınmalıdır.
- Günde 4 kere çocuğunuzu kucaklayın, 8 kere öpün, 16 kere ona gülümseyin. Tüm bunlar ailelere kat kat geri dönecektir.
- Çocukları dinlemek, lafını yarıda kesmemek, başka bir işle ilgileniyorsanız, bırakıp ona konsantre olmak onun benlik algısında önemli bir etken olacaktır. Söylediği şeylerin önemli olduğunu onu dinleyerek gösterebilirsiniz. Bırakın Aynı Şeyleri Tekrar etsin, Siz hep aynı dikkatle dinleyin.
-Ebeveynler çocuklarına fırsat tanımalı. Çocukların yarıda bıraktığı bir işi bitirmeye veya düzeltmeye çalışmaları onun kendine güvenini olumsuz yönde etkileyebilir. Masayı silerken atladığı köşeyi tekrar silmeniz veya beraber diktiğiniz saksıyı düzeltmeniz ona yaptığı işin iyi olması hissini verecektir. Bir daha çocuğunuzun yaptığı işi düzeltmek için elinizi uzattığınızda düşünün. Eğer yaptığı iş tehlike yaratmıyorsa, sağlığa zararlı değilse bırakın o yapsın.
-Ebeveynlerin karşılaştığı güçlükleri kendi başına aşmasını öğretmelidir.Ayakkabı bağlarını yavaş da olsa bekleyin kendi bağlasın, çamaşırları asmanızda yardım etmek istiyorsa, beraber asın. Merdivenlerden kendi inmek istiyorsa, önünde yürümek şartıyla bırakın insin. Üstünden gelemeyeceği bir problemle karşılaştığında size problemi anlatmasını söyleyin ve çözümüne beraber karar verin.
- Koşulların izin verdiği ölçüde sevdiği şeyleri yapmasına izin verin. Gereksiz ve abartılı kısıtlamalar, çocuğun varoluş enerjisini ve heyecanını yaşamasına engel olur. Böylesi engellemeler, hayatın her döneminde sorunlar yaşanması anlamına gelir. Unutmayın; oyuncaklarını toplamayı öğrenmesi için önce dağıtabilmesi lazım. Mutlu bir hayata giden yol büyük ölçüde mutlu bir aile ortamından geçer. Mutlu bir aile ortamını oluşturabilmenin yolu da, aile bireylerinin kişisel mutluluklarını artırmaktır. Aile bireyleri, birlikteliklerini zenginleştirerek olumlu bir sinerji yaratabilir ve kartopu gibi büyüyen mutluluklar yaratabilirler.kaynak
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder